minimaster

Onun Adı Feuerbach

Tiyatro oyununa kafa dağıtmak için değil, doldurmak için gelenlere özellikle tavsiye edilir.

Benim Adım Feuerbach; görünüşü yalın, geçmişi güçlü, bugünü karmaşık bir oyuncunun hikayesi

Daha önce de pek çok sahnede yer almış olan oyun Selçuk Yöntem’in oyunculuğu ile tekrar sahnelerde. Dekor sade, kurgu sade ama Feuerbach’ın hisleri karmaşık. Geçmişiyle geleceği arasında kurmaya çalıştığı köprünün başı ile sonu arasında boşluklar yer alıyor.

Oyun, Selçuk Yöntem’in kendi gibi bir oyuncu olan Feuerbach olarak çıktığı sahne üzerinde, başarılı bir rejisörün kadro kurmak için yaptığı oyuncu denemelerine katılmak için beklemesiyle başlıyor. Onu karşılayan ise büyük heyecanla beklediği o ünlü rejisör değil, asistanı olunca hesaplaşma başlıyor. Evet bir hesaplaşma ama asistanla da, seçmelere gelmeyen rejisörle de değil, aslında göz ile görünür değil. Yıllarını tiyatroya, alkışları duymak için vermiş bir oyuncunun kendisiyle olan iç hesaplaşması.

Yüzleşme süreci içerisinde, dekorun sadeliği ve oyuncu kadrosunun 3 kişiden oluşması, ana karakteri çözümlemek için odaklanmaya yardımcı oluyor.  İnsan zaman zaman, çok büyük bölümü Feuerbach’ın repliklerinden oluşan 65 daikalık oyunda, Selçuk Yöntem’in güçlü ezberine hayret ediyor. Oyunun son sahnesinde ise, Selçuk Yöntem’in büyük demir düzenek üzerindeki etkileyici performansı ile biraz üzülüyoruz ve bolca düşünüyoruz.  Belki de oyunun en güzel yanı budur ki; karakter üzerinden kendi yaşamımızda saklı kalmış hesaplaşmaları hatırlıyoruz.

Tiyatro oyununa kafa dağıtmak için değil, doldurmak için gelenlere özellikle tavsiye edilir.

[Biletleri Gör]

Share post