minimaster

Filmekimi için listeler hazır mı? Bizimki hazır.

Bu yıl Filmekimi'nde o kadar heyecan verici ve iddialı filmler var ki seçmek çok zor. Gaspar Noe'dan, Lars Von Trier'e, Tilda Swinton'dan Emma Stone'a, Bradley Cooper'a kadar onlarca iddialı isim yine Filmekimi'nde!

Bir Yıldız Doğuyor

Son dönemde her yerde tanıtımlarına rastladığımız film, Lady Gaga ve Bradley Cooper’ın beklenmedik mükemmel uyumu sayesinde hepimizin merakını körükledi. Bakalım Bradley Cooper’ın yönetmenlik serüveni, oyunculuğu kadar başarılı olacak mı? American Horror Story Apocalypse’te kameralara ve oyunculuğa alışan Lady Gaga ise performansını fazlaca merak ettiğimiz bir oyuncu olarak karşımızda. Formundan düşen bir rock star ve amatör bir müzisyenin bilindik aşk hikayesini bu defa popüler isimlerden izlemek bize nasıl bir tat verecek, göreceğiz. [Biletler]


Climax

Sinema tutkunlarını her zaman nefret ve hayranlık arasında ikiye bölmeyi başarmış yönetmen Gaspar Noe, alıştığımız iddialı tavrını bu filmde arşa çıkarmış. Nedenini anlamak için filmin afişine göz atalım. Afişte kendi sözlerine yer veriyor ve diyor ki;

“I Stand Alone’u küçümsediniz. Irreversible’dan tiksindiniz. Enter the Void’dan nefret ettiniz. Love’ı lanetlediniz. Şimdi bir de Climax’i deneyin.”

Noe bu kadar iddialıysa vardır bir bildiği diyor ve sizi filmin fragmanıyla baş başa bırakıyoruz. [Biletler]


Don Kişot’u Öldüren Adam

Bir filmi en fazla kaç yıl çekemezsiniz? Sıradışı olaylar yaşanırsa film yapım süreci sonsuza kadar uzayabilir. Bu film de hastalıklar, davalar, finansal sıkıntılar, hatta sel baskını gibi türlü türlü sebeplerle 1990’dan beri tamamlanamıyordu. Belki de bu yüzden bu film için  zaman kavramın yitirildiği gerçeküstü bir Don Kişot hikayesi diyebiliriz. Bu hikayeyi çekici kılan diğer detay ise efsane yönetmen Terry Gilliam. [Biletler]


Gölün Altında

Kara komedi sevenlerin dört gözle beklediği filmin yönetmen koltuğunda David Robert Mitchell oturuyor. It Follows’dan biliyoruz ki Mitchell göndermeler yapmayı ve alt metinleri çok sever. Bu filmde de aynı performansı sürdürüyor ve izleyiciyi muhteşem oyuncu Andrew Garfield’ın peşinden Los Angeles’a sürüklüyor. Filmin müziklerinde ise REM ve Violent Femmes imzası var. Festivalin kaçırılmayacak filmlerinden biri kesinlikle bu. [Biletler]


Herkes Biliyor

Bu filmi anlatmak için sadece üç isim veriyoruz; Satıcı filmiyle tüyleri ürperten Asghar Farhadi, Penélope Cruz ve Javier Bardem. Aile dramaları konusunda ustalığını konuşturan ünlü yönetmen Farhadi, bu filme psikolojik gerilim de eklemiş. Penélope Cruz ve Javier Bardem dokunuşu olan bir Asghar Farhadi filmi seyretmek için şimdiden geri sayıma başladık. [Biletler]


Jack’in Yaptığı Ev

Kışkırtıcı yönetmen Lars von Trier’i Nymphomaniac’tan sonra ilk kez beyaz perdede izleyeceğiz. Tam 5 yıl oldu ve onu çok özledik. Bu defa bir seri katili kadrajına almış. Parlak oyuncu kadrosu sayesinde (Uma Thurman, Matt Dillon) dehşet verici hikayeler izleyeceğimiz bu cesur film, tam da Filmekimi seyircisine göre. İzlemeden olmaz. [Biletler]


Kings

Gurur kaynağımız Deniz Gamze Ergüven, yeni filmiyle bizi biraz daha gururlandıracak. Hollywood’da çektiği ikinci uzun metraj filminde Halle Berry ve Daniel Craig ile çalıştı. Filmin müziklerinde ise Nick Cave desteği var. Martin Luther King’e göndermeler yapan taze yönetmen, bu kez umut dolu iyimser bir film ile karşımızda. Bu filmin tüm seanslarını ve seanslardaki tüm koltukları doldurmalıyız. :) [Biletler]


Kız

Kız, Lukas Dhont’un ilk uzun metraj filmi olmasına rağmen çok fazla ödül aldı. 15 yaşındaki ergen trans birey Lara’nın profesyonel bir balerin olmak için çabalamasını anlatan film, bir yandan karamsar bir yandan umut verici bir izlenim bırakıyor. Lukas Dhont’u Oscar And The Wolf’un Strange Eterniy klibinin yönetmeni olarak tanıdık ve tam puan verdik. Uzun metraj filminde yine görsel bir şölen izleyeceğimize şüphe yok. [Biletler]


Kötülük Kılavuzu

Türkiye’de korku sinemasının en başarılı yönetmeni olarak kabul gören ve çalışmalarına aralıksız devam eden Can Evrenol, Kötülük Kılavuzu filminin yönetmenlerinden sadece biri. Bu film çok uluslu bir yapım olarak karşımıza çıkıyor ve sekiz kısa hikayeden oluşuyor. Dokuz farklı yönetmen tarafından çekildiği için bambaşka hikayerlerde bambaşka duygular yaratacağı kesin. Korku sinemasını sevenler kesinlikle kaçırmasın. [Biletler]


Loro

Oscarlı dahi yönetmen Paolo Sorrentino, yine ülkesinin şaşaalı politik atmosferini beyaz perdeye taşıyor. Bu defa Berlusconi’yi mercek altına alıyor ve belgesel tadında muhteşem bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Bir ustanın kaleminden siyasi hiciv izleyeceğiz. Kaçırmak olmaz. [Biletler]


Sarayın Gözdesi

The Lobster, Köpekdişi ve Kutsal Geyiğin Ölümü filmlerini hala akıllarından çıkaramayanlar aramızda mı? O zaman bu listeye bir Yorgos Lanthimos filmi daha ekleyelim. Yorgos Lanthimos ilk kez bir dönem filmiyle karşımıza çıkıyor. 3 büyük kadın oyuncuyu aynı kadraja sığdırıyor. livia Colman, Emma Stone ve Rachel Weisz’ı saray entrikaların içinde savrulurken izleyeceğiz. Anlaşılan Lanthimos’tan kusursuz bir başyapıt daha gelmiş. [Biletler]


Seninle Başım Dertte

Aksiyon ve komediyi aynı anda izlemeyi sevenlerin ağzına layık bir film. Üstelik yönetmen koltuğunda Pierre Salvadori oturuyor. Oyuncular arasında tatlı mı tatlı Amelie’miz Audrey Tautou var. Filmde; herkesin kahraman ilan ettiği komiser eşinin ölümünün ardından, kocasının gerçek yüzünü öğrenen bir kadının kahkaha dolu serüvenine sürükleniyoruz. [Biletler]


Şüphe

Haruki Murakami sevenlerin hevesle beklediği Şüphe’yi de festivalde izleyebileceğiz. Film Murakami’nin romanına sadık kalınarak çekilmiş. Öfke ve sadakatle dolu bir aşk üçgenini konu alıyor. Güçlü oyunculuklar filmin senaryosunu daha sağlam hale getirmiş. Şüphe, bu yıl tüm eleştirmenler tarafından beğenildi ve Güney Kore’nin Oscar adayı olarak açıklandı. [Biletler]


Suspiria

Bu yıl festivalin iddialı filmleri saymakla bitmiyor. Dario Argento’nun 1976 başyapıtı Suspria da onlardan biri. Call Me By Your Name / Beni Adınla Çağır’ın yönetmeni Luca Guadagnino bu baş yapıtı yeniden yorumladı. Hatta kendi yorumuyla: “Bu bir yeniden çekim değil, orijinal filmin uyandırdığı inanılmaz hisse bir saygı duruşu”. Korku sinemasını sevenler filmin konusuna aşinadır. Karanlık güçlerin dadandığı Berlin’deki bir dans topluluğunun korku dolu mücadelesini bu kez Tilda Swinton, Dakota Johnson, Mia Goth gibi dev oyunculardan seyredeğiz. Filmin müzikleri Thom York tarafından bestelendi. Korku ve hayranlık uyandıran bir festival filmi olarak listemizin en’lerinden. [Biletler]


Unutmayın biletler 29 Eylül’de genel satışa çıkıyor. Festivalin tüm filmlerine buradan ulaşabilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler!

 

Share post