Sanat

Gelişigüzel Liste| En Güzel Filmler Yeniden İzlenir!

Bütün güzel hikayeler çoktan filme çekildi mi? Kişisel tarihimizde yer eden kimselerin o kadar da önemsemediği kültlerden oluşan bir listeye davetlisiniz.

Dizi serileri altın çağını yaşıyor diyebilir miyiz? İnternet platformlarının devreye girmesiyle başındaki televizyon kelimesini de atıp özgürleşen dizilerde herkesin keyfine göre bir çeşit var. Peki sezon sezon dizi bitirirken yedinci sanatı ihmal etmiyor muyuz a dostlar? Her defasında izlediğimizde aynı tadı veren klasikler, kişisel tarihimizde yer eden kimselerin o kadar da önemsemediği kültler, döneminde güzel gelip sonradan “ne fenaymış” dediğimiz filmlerle sinema hayatımıza çok farklı şekillerde sızıyor.

Süper kahraman filmleri istilasıyla biraz geriye itilmiş gibi gözüken sinemayı kendimize yeniden hatırlatmak için tekrar izlemesi keyifli, ilk defa izleyenlere de keşif duygusu yaşatacak tamamen kişisel bir liste hazırladık. Listelerle dolu internet dünyasında, bir temaya bağlı kalmadan gelişigüzel, sadece mutluluk, hüzün, heyecan, aşk ve korku hissettirecek birkaç güzel filmi bir araya getirmek istedik.

Kiss Kiss Bang Bang

Tesadüfler üzerine kendini Hollywood’da bir oyunculuk seçmesinde bulan Harry’ye ışıltılı ama bir o kadar da tehlikeli bir dünyanın kapıları açılıyor. Önceki mesleğinin hırsızlık olduğunu düşünürsek tehlikenin dozunu yeniden değerlendirebiliriz.

90’larda bayılarak izlediğimiz Cehennem Silahı filmlerinin yazarı Shane Black bu filmiyle sanki günah çıkarıyor. Aksiyon filmi klişelerini kullanıp ufak hareketlerle tersine çeviren filmin oyunbaz bir mizah anlayışı var. Örneğin, Val Kilmer’ın oynadığı – karakterin adı Gay Perry! – dedektifin eşcinsel olduğuna sürekli dikkat çekilmesinde, Hollywood’un karakterlerimizde toplum çeşitliliğini gözetiyoruz hasssiyetini gözümüze sokarak yapmasına tatlı bir atıf var sanki.

Ne politik doğruculuk ne de taciz skandallarının gündemde olmadığı 2005 senesinde çekilen bu eğlenceli aksiyon gerilimde bu kadar gönderme ne arıyor peki? Geçmişten günümüze atıflar arayarak komplo teorileri kurmak, Robert Downey Jr.’ın Iron Man olmadan önceki çelik gibi hallerini izlemek, sonrasında The nice Guy gibi aynı tatlılıkta filmeler yapan bir yönetmeni keşfetmek için izleme listenize alın derim.

Contagion

Bir film düşünün ki en büyük yıldızlarından birini (Gwyneth Paltrow) ilk dakikalarda öldürsün ve sonra başrol olarak bağlandığınız ne kadar oyuncu varsa teker teker toprağa gömsün. Bir zombi, felaket veya herkesin birbirine ateş ettiği bir macera filmi geliyor herhalde aklınıza. Contagion oldukça gerilimli bir aksiyon filmi ama kötü adamı hepimizin her kış tanıştığı bir karakter oynuyor: Grip!

Her filmiyle farklı bir bakış açısı denemekten asla vazgeçmeyen Steven Soderbergh’in salgın tasviri gerçekçi ki, en büyük kabusunuz hiçbir zencefilli limon çayının kurtaramayacağı ağır griplere yakalanmak olacak.

 

Adaptation

Bir kitabın uyarlamasını yazmaya çalışan, kendisinden ilhamla senarist olmaya çalışan ikiziyle aynı evde yaşıyor ve kafayı uyarladığı kitabın yazarına takıyor. O yazarken ne düşündü, bir biyografi olan kitaptaki adamın hayatının ne kadarı gerçek, senaryoyu yazarken kendi düşüncelerini işin içine ne kadar katmalı düşünceleriyle cebelleşen yazarın kafasında geçiyor Adaptation.

Daha evvel Being John Malkovich ile birilerinin kafasında olma duygusunu izleyiciye sorunsuz aktarabileceğini kanıtlayan Spike Jonze ve hemen hemen her filminde birlikte çalıştığı senaristlerin en çok kıskandığı senarist Charlie Kaufman her şeyiyle “iyi bir film” yapmış. Nicholas Cage iki farklı rolde o kadar başarılı oynamış ki bütün kariyerini toplasanız bu kadar iyi bir performansa eşdeğer olmaz.

Before Sunrise

Trende tanışıp, konuşa konuşa bütün şehri gezen genç çiftin bir günde geçen yaya aşk hikayesi. Çoğumuzun zaten daha evvel izlediği Before Sunrise gevezeliğin en romantik hali olabilir mi? Sonrasında Before Sunset ve Before Midnight ile bu iki romantiğin ilişkilerinin gelişimine yıllar içinde tanıklık ettik. Zaten yönetmen Richard Linklater’ın zamanla bir alıp veremediği var ki çocukluktan gençliğe geçiş hikayesini anlattığı Boy filmini 12 yılda tamamlayıp gerçek bir büyüme hikayesi belgelemişti.

Ethan Hawke ve Julie Deply’nin müzikten, kitaplardan, kurabiyelerden, ıslak çimlerden bahsederken yürüyüşlerini izlemenin keyfi hiç azalmıyor. İsterseniz her sene izleyerek yeniden deneyin.

What Do We Do In Shadows

Ev arkadaşlarının binbir türlü derdi olur ama hepsi farklı yüzyıllarda doğmuş vampir ev arkadaşlarının dertleri bambaşka olur. Taiki Waiwai’nin sahte belgesel tekniğiyle çekilmiş bu tatlı komedisi en az filmografisinin geri kalanı kadar kendine has. Vampir mitlerine dair anlatılan her şeyin altından ters köşe bir mizah çıkaran filmin anlatması zor bir tatlı komedisi var.

Vladislav rolünde aksanıyla kırıp geçiren, aynı zamanda yönetmenlerden biri Jemaine Clement’in filmi yakın zamanda televizyon dizisine uyarladı. Şaşırtıcı derecede en az filmi kadar iyi bu seriyi de filmin ucuna ekleyebilirsiniz.

Spirited Away

Güzel bir Ghibli animasyonu kadar  mutluluk veren çok az şey var. Japon kültüründe asıl mutluluğun içinde her zaman biraz hüzün barınması gerekiyor. Hayao Miyazaki’nin filmleri de bu ikilemin en güzel örneklerinden. Binbir çeşit canavarın dünyasına giren küçük bir kızın kendi benliğinin sınırlarını keşfetme yolculuğunda her sahnede duygularımızı tetikleyen bir şey var. Her çeşit ruhun, hayaletin, cadının banyo yaptığı binaya giriş sahnesini her izleyişinizde aynı merakla etrafa bakabilirsiniz.

Dünya kuruyup çöle dönse, insanlığın sonu gelse ve binlerce yıl sonra uzaylılar insan ırkını keşfetmek için gezegene inseler Spirited Away’in bir kopyasını bulsunlar lütfen!

It Follows

Genç bir kadın birileri tarafından takip ediliyor ve biliyor ki ona dokunurlarsa ölecek. Bu kadar basit bir fikirden, ilkel korkularımıza seslenen soyut bir korku filmi yaratmayı başarmış David Robert Mitchell. Herkese hitap etmeyen bir hikayesi olsa da son dönemin en orijinal bağımsız yapımlarından biri. İnsan olarak bizi takip eden en korkunç şey ölüm ve ne kadar hızlı koşsak da kaçamayacağımız zamanı bir gençlik filminde kötü adam yapmak da oldukça orijinal.

Korkun, düşünün, sevmeyin, eleştirin ama değeri bilinmemiş bu filmin hakkını vermek için bir izleyin deriz.

Share post