Röportaj

Röportaj | Sermet Erkin

Neredeyse yarım asırdır illüzyon sanatı icra eden Sermet Erkin, başlangıç hikayesini, bu sanatın zamanla gelişimi ve değişimini, başarısının sırlarını ve illüzyonist olmak isteyenlere tavsiyelerini Biletix'e anlattı.

İllüzyon yolculuğuna nasıl başladınız?

İllüzyona başlamam tamamen tesadüfîdir. İlkokula başladığım sene dünyaca ünlü illüzyonist, Türk illüzyon sanatının başlatıcısı, üstâd Zati Sungur’un komşusu olduk. Zati Bey o sene son temsillerini veriyordu. Ben ilkokul birinci sınıfta onu seyrederek illüzyon sanatının büyüsüne kapılarak ilgi duydum. Daha sonra kendisi ile ailece yakın görüşmeye başladık ve ben zaman içinde farkında olmadan onun öğrencisi oldum. Fakat bu öğrencilik kavramı hayatın tamamını kapsıyordu. Vefat edene kadar her gün beraberdik. Sahneyi bıraktığında illüzyon malzemeleri üreten bir stüdyo kurmuştu. Ben o stüdyoda kendisine yardım eder, eşi Nejla Hanımla beraber yazı işlerini yürütürdüm. Şansım şu ki: bu sayede hocamın bu dünyayı terk ettiği güne kadar, yirmi yıl; illüzyon sanatını ondan imâlattan, sunuma en ince ayrıntısına kadar öğrenmiş oldum. Onun ilk ve tek öğrencisi olmayı böylece hak ettim.

İllüzyonu sahne sanatları açısından değerlendirdiğinizde, diğer sahne sanatlarına göre zorluklarını veya avantajlarını nasıl anlatırsınız?

İllüzyon sanatı sahne sanatlarının tümünü içine aldığı için çok kapsamlı bir sanattır. İllüzyonda tiyatro, müzik, edebiyat gibi bütün faktörler iç içedir. Ötesinde bütün bu unsurları sahneye getirmek, değerlendirmek ve kullanmak bir tek kişinin işidir. Yani örneğin bir tiyatro oyununda metni biri yazar, rejiyi biri yapar, kostümü biri çizer. İllüzyonda bütün bunlar illüzyonist tarafından gerçekleştirildiği sürece yerini bulur. Yani illüzyonist o anlamda kendi işinin metin yazarı, rejisörü, ışık tasarımcısı kısaca her şeyidir. Bunlara ilâveten olmazsa olmazı teori bilgisidir. Bütün bunları sahnede kullanmak da bütün çabanın ve kabiliyetin sonucudur. Bu, işin dezavantaj görünen yüzü ise de bir de avantaj tarafı vardır ki; o da sahnede daima tek oyuncunun sunduğu bir gösteri  olmasıdır. İllüzyonist her temsilinde kabiliyeti ve bilgisi doğrultusunda özgürdür. Fakat bu avantajı elde etmek çok zordur. Bunun için çok gösteri yapmak, çok tecrübe sahibi olmak şarttır. Bu yüzden Fransızlar 5000 saat sahnede durmayan kişi artist olamaz derler…

Sermet Erkin Gösteri

Teknolojinin gelişmesiyle sahne sanatlarında yeni araçların kullanımı sizin gösterilerinize nasıl yansıdı? Örnekler verebilir misiniz?

Teknolojinin gelişimi illüzyon sanatına; ışık, müzik, dekor gibi sahne tasarımı ve malzemelerinin üretiminde elbette çok ama çok aşama kaydettirdi. Hocam Zati Sungur, sahnede iken kullandığı müzikleri taş plaklardan verirken, ben işe büyük makaralı teyplerle başladım. Sonra kasetler daha da sonra CD’ler çıktı. Şimdi ise oğlum bütün müzikleri küçücük bir harici bellekten veriyor. Bu benim elli senelik sanat yaşamımda gördüklerim. Kullandığımız aletlere gelince onların çoğu eskiden tahtadan, tenekeden, kartondan yapılıyor iken şimdi inanılmaz malzemelerden yapılıyor. Elbette bütün bunlar sunumu daha da lezzetlendirdi…

Uzun yıllardır sahnede biriktirdiğiniz tecrübeleriniz arasında unutamadığınız, sizi hala duygulandıran bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

En önemlisi elli yıldır bu işi hiç aralıksız yapmış ve hâla yapabiliyor olmam. Öyle ki İstanbul Kervansaray gece kulübünde on sekiz buçuk sene hiç aralıksız her gece, gecede en az iki show yaparak yüzlerce show’a imza attım. Zati Sungur’dan sonra iki saatlik temsil veren tek kişiyim. Türkiye’nin her yerini bazı yerlere pek çok kere giderek il, ilçe adım, adım dolaştım. Hâlen sunduğum çocuk gösterisini ise üç bine yakın kez sahneledim, ve durmaksızın bütün hızımla şimdi de sahneliyorum. Bundan daha büyük mutluluk olur mu? Şimdi gösteri sonrası benimle fotoğraf çektiren büyükler, beni yıllar önce çocukken seyrettiklerini, şimdi ise çocuklarını beni seyretmeye getirdiklerini söylüyorlar… İşte bu da beni sonsuz mutlu etmeye yetiyor, bir saatlik tempolu gösterimin yorgunluğunu alıyor. Her gösterimi yurt içi, yurt dışı nerede olursa olsun Türk bayrağı meydana getirerek bitiririm. Bu bana has bir özelliktir. Bir nevi alâmet-i fârikam yani… O esnada seyircilerin coşkusunu görmek inanılmaz büyük mutluluk.

Yaklaşık yarım asırlık sanat hayatınızda izleyici kitlenizde farklı jenerasyonlara ait çocuklar yer aldı. Günümüzde konsantrasyon konusunda zorlanan bir nesil var. Sizce yeni neslin sizi pür dikkat izlemesinin sebebi nedir?

Bu sorunun cevabını önceki sorularda verdim sanırım. Tecrübe…! Sahneye daima gösterimde yapacaklarımdan fazla oyun hazırlayarak çıkarım. Başlangıçta biraz konuşarak çocukları coşturup, sonra yapılarını ölçer gösteriyi ona göre yürütürüm. Bu işte tecrübe. Dolayısı ile her gösterim temelde bir ama detayda ve oyunlarda farklıdır. Sonra seyirci ile sahneye çıkardığım çocuklarla gelişen diyaloglarım da daima farklıdır. Tiyatromuzun büyük aktörlerinden rahmetli Muammer Karaca’nın aynı oyunu her gece farklı oynaması gibi ben de her gösteride farklı yani seyircinin yapısına göre oynarım. Bunda aldığım pedagoji eğitiminin ayrıca katkısı olduğu da muhakkâk… Bir de şunu eklemeliyim; gösteri sunumlarım, oyunlara kattığım espriler, oyunların yürüyüşlerindeki kurgular tamamen bana aittir. Hocam Zati Sungur dahil kimsenin en ufak etkisi, katkısı yoktur.

Sermet Erkin

Bildiğimiz kadarıyla tüm gösteri malzemelerini kendiniz hazırlıyorsunuz. Bu malzemelerin çıkış noktası, ilham kaynağı nasıl oluyor? Üretim sürecinizle ilgili bizi bilgilendirir misiniz?

Başta da söylediğim gibi her illüzyonist kendi repertuarını kendi kurar. Oyununu göstereceği kitleye göre seçimini yapar. Malzemelerin bazıları fabrikasyondur. Onları dünyada üretimini yapıp satan yerlerden alırız. Benim bu şekilde aldığım malzemeler çok azdır, dediğiniz gibi kullandığım her şeyin yüzde seksen beşini ben yaparım. Hele zamanında sunduğum büyük gösterisindeki kız kesmeden, sandıklara; ördek kaybetme kutusundan, masalara kadar her şeyi kendim imâl etmiştim. Rahmetli Safiye Ayla’nın köşkünün alt katını atölye yapmıştım. Her şeyi orada tek başıma yapmıştım. Bu becerimi Zati Sungur’un beni atölyesinde yetiştirmesine borçluyum. Benim de demek ki bu konuya yatkınlığım varmış.

Sermet Erkin Gösteri

Son olarak, illüzyon dünyasına ilgi duyan takipçilerimiz için önerebileceğiniz kitaplar veya başlangıç noktası için tavsiye edebileceğiniz kaynaklar var mıdır?

Bütün sahne sanatlarında; tiyatro, müzik, opera vs. olduğu gibi çok iyi seyirci olup önce çok illüzyonist seyretmeleri gerekir. Ne kadar çok sanatçı görürlerse kendilerindeki eksikliği o denli iyi tespit ederler. Kendilerini sanatın her dalında çok iyi yetiştirmeleri gerektiğini zâten söylemeye gerek yok. Seyirci karşısında bir iki gösteri yapmakla – günümüzde bu işe heveslenenlerin çoğunda olduğu gibi – kendilerini yetişmiş kabul etmemeleri en önemli şarttır. Bu sanat dünyanın her yerinde binlerce uygulayıcısı ile her dakika gelişen bir sahne sanatı. Bu gelişimi internet denilen, çağın en büyük icadı ile çok rahat takip edebileceklerini hiç unutmamalılar. Gerisi ise şâyet kabiliyetleri varsa; öğrenme, çalışma ve sabır!

Sermet Erkin’in Eskişehir, Bursa ve İstanbul’daki gösterilerine bilet almak için aşağıdaki listeyi inceleyin.

Sermet Erkin Biletix

Biletix Blog’da daha fazla röportaj okumak için tıklayın.