Güncel

Baharın en güzel haberi: 37. İstanbul Film Festivali!

37. İstanbul Film Festivali biletleri 24 Mart'ta satışa açılıyor. Listenizi yapmadan bu yazıyı okuyun!

Bahar geldi, festival kitapçıkları masalarımızda belirmeye başladı! 37. İstanbul Film Festivlai minyatür tekniğinde çizilmiş popüler kültür ikonlarına yer verdiği bu yılki posteriyle son yılların en güzel festival görseline imza atmış! 6 – 17 Nisan’da gerçekleşecek festivalde, ülkeler açısından bu yıl oldukça demokratik bir dağılım var. Polonya, Romanya, Kore, Fransa aklınıza neresi gelirse mutlaka programda o ülkenin sinemasından bir film bulabilirsiniz. Biletler 24 Mart’ta genel satışa açılıyor. Biz de listemizi paylaşalım dedik. Bol keşifli festivaller!

Kelebekler

Tolga Karaçelik, Sarmaşık’ın ardından çıtayı yükseltip Sundance’den ödülle dönen Kelebekler filmine imza attı. Tolga Tekin, Bartu Küçükçağlayan, Tuğçe Altuğ, Serkan Keskin, Hakan Karsak gibi harika oyunculardan oluşan kadrosuyla ve üç kardeşin babalarının ölüm haberiyle çıktıkları yolculuğu anlatan bu hikayeyi merak etmemek elde değil. Vizyondan önce ilk defa festivalde izlemenin tadı da ayrı olur. [Biletler]

Put Şeylere

Onur Ünlü son dönemlerde üretkenliğiyle parmak ısırtıyor! Artık giriş, gelişme, sonuç bütünlüğünün sinemada iyice tekdüzeleştiğini söyleyen yönetmen kendi ifadesiyle demokratik dramaturji olarak adlandırdığı serbest bir stille yazıyormuş hikayelerini. Ayrıca sette oyunculara da senaryonun tamamını vermeden ilerliyormuş. Bakalım, Cihangir’de bir grup sanatçının hikayesini işleyen bu deneysel anlatı acaba yönetmenin sinemasında nereye oturacak? [Biletler]

Körfez

Boşandıktan sonra, ailesinin yanına İzmir’e dönen Selim ve şehirde onu karşılayan berbat bir koku! Çevre felaketi metaforu üzerinden insan hikayelerini anlatan Emre Yeksan’ın ilk filminin Türk sinemasında alışık olmadığımız bazı gerçeküstü öğelere de yer verdiği söyleniyor. Keşif serbest! [Biletler]

Buğday

Semih Kaplanoğlu’nun Trakovski’nin Stalker’ını akla getiren atmosferik filmi Buğday yurt dışında övgüyle karşılandı. Belirsiz bir gelecekte geçen bu siyah beyaz anlatı tohum genetiği konusunda uzman bir profesörün terk edilmiş topraklarda can bulma hikayesini anlatıyor. [Biletler]

Sofra Sırları

Ümit Ünal her filmiyle yeni bir şeyler sunmaya devam ediyor! Demet Evgar’ın Türkiye sinemasının belki de ilk seri kadın katilini oynadığı Sofra Sırları bütün sinemaseverlere hayırlı olsun. :)  Bakalım bu defa nasıl oyunlar oynamış Ümit Ünal. [Biletler]

 

Katil Marlina

Western hikayelerinin genelde yapısı aynıdır. Birileri öldürülür, birileri intikam peşinde koşar, birileri iyi birileri kötüdür. Katil Marlina bu tarzı anlatım olarak korusa bile görselliği ve amtosferiyle yeni bir şeyler ortaya koymayı başaran bir yapım olarak Cannes’da pek sevildi. [Biletler]

Fransa’da Bir Mevsim

Çad asıllı yönetmen Mahamat-Saleh Haroun göçmenlerle ilgili anlatıların popüler olduğu bu dönemde, kamerasını  Paris’te ayakta kalma mücadelesi veren Afrikalı Abbas ve arkadaşı Etienne’ye çeviriyor. Hümanist  yaklaşımıyla konuyu gerçekçiliği elden bırakmadan acı – tatlı bir tonda anlatan bir drama. [Biletler]

You Were Never Really Here

Geçtiğimiz Filmekimi’nde teknik bir sebepten gösterilemeyen 2017’de Joaquin Phoenix’in performansıyla  çok konuşulan You Were Never Really Here sonunda festivalde! Kevin Hakkında Konuşmalıyız’ın yönetmeni Lynne Ramsey yine yetişkinler ve çocuklar arasında sıradışı bir ilişkiye odaklanıyor. Bir tetikçinin seks tacirlerinin elinden kurtardığı küçük kızı koruma çabaları akla Nikita’yı getirmiyor mu? [Biletler]

Taş Devri Firarda

Wallace and Gromit ve Shaun the Sheep gibi şaheser stop-motion filmlerin yaratıcısı Nick Park’ın son filmi festivalde! Taş devrinde futbolun doğuşuna  sebebiyet veren bir istilayı anlatan, eğlenceli,  şenlikli bir macera var karşımızda. Filmi beyazperdede altyazılı izlemek için tek şansınızda festival tabi ki! [Biletler]

Saplantı

Steven Soderbergh iPhone’u keşfetmiş! Kamerayla derdinin ne kadar büyük olduğunu Sex, Lies, and Videotape’ten beri bildiğimiz auteur yönetmen bolca kafa karıştırna bir gerilimle karşımızda. Geçtiğimiz sene artık sinemaya iş yapmayacağını açıklayan Soderbergh’i bu kararından vazgeçiren her kimse, teşekkür ederiz. [Biletler]

Sahaf

Penelope Fitzgerald’ın romanından uyarlanan, Isabel Coixet yapımı Sahaf, kadınlar ve kitaplar hakkında. Özellikle oyuncuların performanslarıyla övgü toplayan drama her kitap uyarlaması gibi iyi/kötü karışık tepkiler aldı. Yine de filmi izledikten sonra sahaflara dalmak güzel olmaz mı? [Biletler]

Canavar

Küçük bir kasabaya taşınan bir yabancı ve ona aşık olup, hakkındaki seri katil suçlamalarına karşı herkese adamı savunan bir kadın. Michael Pearce’in ilk filmi hikayesi ve güçlü anlatımıyla yeni bir yönetmen keşfetmeye çağırıyor. [Biletler]

Ex Libris: New York Halk Kütüphanesi

New York Halk Kütüphanesi’nin iç yapısına, ritüellerine, binayla ilgili eğlenceli hikayelere yer veren bu belgesel belki de çok fazla işlenmeyen bir konu olduğundan oldukça sevilmiş. Kültürel miras üzerine düşündüren, yer yer kalbimizi ısıtan yapım, kitap dolusu odalarda kendisini daha iyi hisseden herkese hitap ediyor. [Biletler]

Öldürücü

Biraz daha aykırı, şaşırtıcı filmleri sevenlere yönelik bir keşif: Öldürücü. Hayvansever Veijo, yaşlı ev hayvanlarına ötenazi yapmak gibi enteresan bir işle uğraşıyor. Bu arada işin içinde aşk girince olaylar karışıyor. Şiddet kullanımı, hayvanlar ve insanlar arasındaki bağ üzerine komik, acı ve yer yer sarsıcı bir hikaye. [Biletler]

Karanlıklar Vadisi

Yine Nordik’lerden gotik bir büyüme öyküsü. İskandinav masallarından esinlenen Jonas Matzow Gulbrandsen ilk filmini 35 mm ile çekmiş. Norveç ormanlarında geçen sahneleriyle zamansız bir atmosfer yakalayan filmin en güçlü yanı görselliği. [Biletler]

Yüz

Yüz nakli geçiren bir Jack bir metal müzik hayranı ve dünyanın en büyük İsa heykelinin inşaatında çalışıyor. Berlin Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü kazanan Polonya yapımı film fantastik komedi ve gerçekçilik arasında gidip gelen yapısıyla izleyiciyi hem ağlatıp hem güldürüyor. [Biletler]

 

Katili Öldürmek

Kolombiya’da uyuşturucu kartellerinin cirit attığı bir kasabada babası öldürülen genç bir kadının peşinden gidiyoruz. Her şeye rağmen çeteden intikam almak isteyen üniversite öğrencisi genç kız zor kararlar almak zorunda kalıyor. Kendi çocukluk anılarından yola çıkan yönetmen Laura Mora toplumda dinin yeri üzerine de farklı çıkarımlarda bulunuyor. [Biletler]

Sefil Hayat

Yine Rotten Tomatoes skoru %100 olan bir filmle karşımızda festival! Tarantino filmlerine benzerliği üzerinden övülen bu polisiye, dur durak bilmeyen yan öyküleriyle eğlenceyi garantiliyor. [Biletler]

 

Share post