Sanat
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü: Tüm mesele birbirimizi anlamak belki de…
Virginia Woolf | Kendine Ait Bir Oda
Virginia Woolf, 1929 yılında bu satırları yazarken 2022 yılında bu cümlelerin hala geçerli olacağını tahmin etmiş midir bilinmez ama biz her gün bu gerçeklere uyanmaya devam ediyoruz. Ne yazık ki modern bir toplumda kadın olmak 1900’lü yıllardan farklı değil. Bunun binlerce sebebi var ama biz çözümlere odaklanmak durumundayız.
Toplumların bakış açılarını değiştirmek için önce bireylerin değişmesi gerek malum. Bireylerin değişmesi de eğitimle, empati yapmakla başlıyor. Bugünden yarına keskin bir değişim olmayacağı aşikâr. Fakat üzerimize düşeni yapmakla yükümlüyüz.
Biletix’in çalışan, üreten ve hayata anlam katmaya çalışan kadınları olarak Kadınlar Günü için size birkaç oyun önermek istiyoruz.
Önerdiğimiz oyunların her biri, farklı tiyatro topluluklarına ait ve kadınların maruz kaldığı durumları farklı bakış açılarıyla sahneye taşıyor. Cinsel kimliğinizi nasıl tanımlıyor olursanız olun, bu oyunlar toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalığınızı artıracak.
Biletix ailesi olarak tüm kadınların Kadınların Günü’nü kutluyoruz!
Virginia Woolf; yukarıda alıntı yaptığımız kitabında, tarih boyunca kadınların sistematik bir şekilde yok sayılmasını ele alıyor. Feminist tiyatro topluluğu Tiyatro Boyalı Kuş’un sahnelediği oyunu Tatavla Sahnesi’nde izleyebilirsiniz.
Songül Öden’in 7 farklı kadına hayat verdiği Lal Hayal adlı oyunda 7 kadının trajikomik hikayesine şahit oluyoruz. Proje ekibinde yetenekli kadınların yer aldığı oyunu Fişekhane Ana Sahne’de izleyebilirsiniz.
“Kadın olmak zordur, hele ki bu topraklarda yaşıyorsanız… İşte tam da bu yüzden, bütün haykırışlarım ve isyanlarımla oynuyorum…” Ayça Bingöl, Ben Anadolu oyunundaki performansını bu cümlelerle tanımlıyor. Müzikleriyle de dikkat çeken oyunu farklı şehirlerde izleme imkanı bulabilirsiniz.
Yıllardır ‘’kutsallık’’ kavramının anne ve öğretmenlere uygun olduğu vurgulanır. Peki ya gerçekten her anne ve öğretmen kutsal mı? Algı Eke ve Nergis Öztürk’ün sahnelediği 10 Saniye, bu soruya cevap arıyor.
Yaraları olan iki kadının hayatlarını, zaaflarını, kıskançlıklarını ve kabukları kırıldığında nasıl bambaşka kişiler olduklarını konu alan derin bir oyun. Nil Gül ve Hazal Akyürek’in hayat verdiği Maşa ve Nina’nın etkileyici hikayesini Üsküdar Tekel Sahnesi’nde izleyebilirsiniz.
Gerilimin ve soru işaretlerinin hiç bitmediği distopik bir atmosferi olan oyun, aslında günümüze çok da uzak olmayan bir dünyayı anlatıyor. Nurgül Yeşilçay ve Afra Saraçoğlu’nun etkileyici performanslarına şahit olacağınız oyunu Ankara’da izleyebilirsiniz.
Sosyal alanda iyi bir gözlemci, bir aktivist ve feminist olan, çok yönlü tiyatro insanı Debbie Isitt’in dikkat çeken tiyatro oyunu, grotesk üslubu ve parodiyi içeren eleştirel tutumuyla, erkek egemen toplumda kadının yerini sorgulatıyor.