Röportaj

5 Adımda Sonbaharın Tadını Çıkarın!

MSA İstanbul, Sonbahar&Yemek ilişkisini Biletix Blog okuyucuları için inceledi!

İyi malzeme ve kaliteli yemek algımız günden güne değişiyor. İşin farkındalık boyutu ise “mevsiminde, doğal ve taze” üçlemi üzerine kurulmuş durumda.

“Sonbahar ve yemek” birlikteliğinin tadına nasıl varabiliriz, sizler için kaleme aldık.

1- Organik pazarları gezin.

organik pazar

Marketlerden meyve-sebze alımını kestiğimiz gibi artık organik ürün sertifikalı ürünlere bile şüpheyle yaklaşıyoruz. Güvendiğimiz üreticilerden online sipariş devrine geçtik. Yine de yediğim içtiğim benim olsun, gözlerimle görmeden almam derseniz Feriköy’den Kadıköy’e İstanbul’un çeşitli semtlerinde kurulan ve kurutulmuş ürünlerden yumurtaya, meyve-sebzeden bal ile salçaya varan geniş ürün yelpazesi bulunan sertifikalı pazarlar çok yakınımızda.

2- Mantar keşfine çıkın.

mushroom hunting

İçerdiği yüksek proteinle yüksek besin değerine sahip ve her çeşidinin kendine has karakteristik bir lezzeti bulunan mantarlar, Sonbahar-Kış sezonunun özel lezzetlerinden. Yağmurlar kendini gösterdiğinde, ilk kar şehri vurmadan mantarlar da ormanlarda yerini güzelce buluyor. Hal böyle olunca mantar toplama inceliklerinin anlatıldığı konsept geziler düzenleniyor. Siz de mevsiminde ürünü ve doğayı tanımak niyetindeyseniz, bu tür etkinlikleri araştırıp katılabilirsiniz.

3- Mevsim meyve-sebzelerini tanıyın.

autumn ingredients

Her mevsimin tadı başka, meyve-sebzesi de bir başka güzel. Yazın kase kase tükettiğimiz rengarenk küçük meyvelerin yerini şimdi daha yoğun lezzetler aldı. Kestaneci sokak arabaları içimizi ısıtmak için yerlerine koyuldu, balkabağını yemeklerimize daha sık katmaya başladık, kahvaltıda portakala katılmış narı görebiliyoruz. Mevsim malzemelerini tanıyın ve onlarla ne kadar güzel şeyler yaratabileceğinizi görmek için yeni tarifler deneyin. Mutfakta kalıplarınızın dışına çıkarak farklı kombinler yapın. Olmuyorsa bir daha deneyin. Yemek blog’ları ve kitaplarını inceleyin. Bu mevsimde çilekli tartı o kadar da zorlamayın, bir de balkabaklı cheesecake’i tadın.

4- Hayatımıza giren yeme-içme trendlerini takip edin: Raw Food

raw food

Her geçen gün yeme-içme dünyasında yeni trendlerle karşılaşıyoruz. Son zamanlarda tanıştığımız trend ise “Raw” beslenme biçimi.

Yiyeceklerin besin değerlerini kaybetmeden, onlardan maksimum seviyede faydalandığımız bu akımda, pişirme yoluyla oluşan serbest radikalleri de aza indirgemiş oluyoruz. İşlenmiş ve hazır gıdaların kullanımının ise tamamen göz ardı edildiğini hatırlatmamıza gerek yok herhalde.

Siz de yiyeceklerin doğadan gelen halleriyle kusursuz lezzetler nasıl yaratılır öğrenmek ve bilgi dağarcığınızı genişletmek istiyorsanız; 21 Kasım Cumartesi MSA’daki Raw Food Workshop’una katılabilirsiniz.

MSA şeflerinin özel reçeteleriyle hazırladığı Raw Food Workshop’unda; daha önce denemediğiniz sağlıklı, lezzetli ve vegan tabaklar hazırlamayı öğrenebilirsiniz.
Detaylı bilgi için tıklayın.

5- Balık sezonunu değerlendirin.

balık

Av yasağı çoktan bitti ve artık balık açısından en bereketli aylardayız.

Tezgah veya restoranlarda önümüze sunulan balıklardan “hangisi çiftlik, hangisi deniz” fazla güvenemiyoruz. Yine de mis gibi deniz kokan, taptaze ve bol yağlı balıklar için balık takvimlerine bir göz atın deriz. Sezonunda tükettiğiniz sürece meyve-sebzelerde olduğu gibi lezzetten maksimum verim alacağınız görüşündeyiz. Önümüzdeki üç ayda ise keyifle yiyeceğimiz balıklardan öne çıkanlar; barbun, lüfer, levrek, hamsi, uskumru, palamut, sardalye ve mezgit. Afiyet olsun!

Share post